Kayıtlar

SEVGİLİM

Resim
Aklıma takılı kalan şarkısın sen, Kalbimde hissettiğim sevgi. Senin olduğum her yer düşler şehri Yokluğunda yok olur bu beden. Şarkılar yoldaş olsun bize, Şiirler arkadaş. Yıldızlar pusula olsun bize, Yeter ki seninle geçsin bütün mevsimler. Selin SABCIOĞLU  

Korkuların İçinde

Resim
Siyahtır, korkunun rengi, Giyer, kuşanır, Çıkar, dışarı. Yaz kış fark etmez, onun için. Bir köşede bekler, En çaresiz olanı seçer, Sessizliktir, korkunun sesi Bir tek yalnız olan hisseder geldiğini. Aklının en kuytu köşesi onun yeridir. Doğru anı kollar, hissettiği anda Taaruza geçer. Ta ki biz, savaşı yenene kadar. Ama çekilirsek kabuğumuza, Gece gibi kaplar, hayatımızı. Başımızı kaldırmadığımız sürece Göremeyiz, karanlığın ardında ki, umut yıldızlarını. SELİN SABCIOĞLU 

Yıldızlarını Satan Gece

Resim
Yıldızlarını sattı, gece Önce aşıklara, Sonra yalnızlara ve kalbi kırıklara Nasıl olsa sonsuz dedikleri gök fenerleri Tek tek kayıp, gidiyordu, ellerinden, Lacivert bir sis kapladı, yüreğini Çaresizlik dokundu, omzuna Yalnızlık sarmıştı, dört bir yanını Ay bile küsmüş, Bulutların ardına saklanmıştı. Rüzgar ıslığını çalmıyor, Deniz içine kapanmış, durgunlaşmıştı. Çareyi çekip gitmekte buldu Geri döndüğünde Yıldızlarını sattığı insanlar, Ellerinin arasından bıraktılar Gökyüzünü dipsiz karanlığına Artık gece, gündüz gibi parlıyordu, Sevenlerin manzarasında. SELİN SABCIOĞLU 

Aşkıma Tutsak

Resim
Aşkıma tutsak yaşadım Bu zamana kadar Anahtarını istemedim, senden Demir parmaklıkların. Gardiyandı, gözyaşlarım, Hayal denizi camıma vurdu, dalgalarını Bilemezdi, vurduğu dalgaların Sızdığını pencere kenarlarından. Yani hayaller bile bana zararlıydı. Kim bilir, belki bir gün af çıkar, Bu aşkta tutsak olmak yerine, Bileklerimden çözülür, sensizliğin kelepçesi Belki de hep burada kalır, Sonunda dayanamaz ruhum ve bedenimden firar eder. SELİN SABCIOĞLU 

Ben Her Şiir Babaya Mektup Yazdığımda

Resim
ben her şiir yazdığımda kızım yanıma geliyor, ve diyor ki: “anne yine şiir babama mektup mu, yazıyorsun?” evet, diyorum. yine ona mektup yazıyorum. ben her mektup yazdığımda, senin yanına geliyor masal okuyor bir gece kendi aklından, bir gece kuşe kağıdından. ben her mektup yazdığımda, benim yanıma geliyor, sonra şiirler okuyor, bir gece kendi aklından, bir gece yaprakları yıllanmış bir kitapdan. ben her şiir yazdığımda masa başında kızım yanıma geliyor, “anne yine şiir babama mektup mu yazıyorsun?” diye sorduğunda, evet, diyorum yine ona mektup yazıyorum, ben her şiir yazdığımda, yanımıza gelsin bize bembeyaz suretiyle gülümsesin diye, durmaksızın yazıyorum. SELİN SABCIOĞLU 

Geçmişten Bugüne Bakıyorum Da

Resim
“en güzeli çocukluktu sahip olduğum sıska bir vücuttu” dünya sadece bir oyundan ibaretti, bir tek koşup oynayınca yorulurdum. düşüp dizim kanayınca yanardı, canım. iki dakika sonra yine sokaklardaydım. bakıyorumda… o sahneden inmişim sedece seyircisi olmuşum sıska çocukluğum hayal perdesinde görüntü olarak kaldı, aklımda. “en güzeli çocukluktu sahip olduğum sıska bir vücuttu” bu söz, Emrah ALAÇAM’dan öğrendiğim Sagapo KAJMER’in bir şarkısından alıntıdır. 

Sadece Susmak Düştü

Resim
Sen gitmek istedin, Bana susmak düştü. Konuşsam ne değişecekti ki, Sen çoktan kararını vermiştin, Veda iki dakika bile sürmedi, Bir yıl süresince, Sevinçler, hayaller ve kırıkları, Hepsi su gibi akıp, gitti.   En azından bir kere görebilseydim, Ya da bir kez sesini duyabilseydim Bunu da çok gördü, yüreğin. İki kelimeyle başlayıp, tek kelimeyle bitti.   Bana sadece susmak düştü, Aklımdan geçenleri söyleseydim ne değişecekti ki, Senin aklın çoktan kararını vermişti.   Sen giderken hayatımdan, Bana ise, sadece gözlerimi yummak düştü. Şimdi ayrılığın üzerinden bir yıl geçti, Unuttum, desem yalan olur. Belki senin gözlerinde, kalbinde birisi var, ama Ben hala aşka, korkularım yüzünden uzağında durmaktayım. SELİN SABCIOĞLU