Huzur Dediğin
Bilinmezlik içinden kopup geldim dünyaya. Bir parça huzur bulabilmek. Ama bir de ne göreyim? Benden önce huzur parsel parsel dağıtılmış. Kimi paketleyip satmış para uğruna. Kimi kendine saklamış sandık içerisinde. Sahi nedir huzur dediğin? Güzel kokan bir çiçek midir? Bir yarin kolları mıdır? Yoksa yalnızlığın ıssız bir sahili midir? Ya da nerededir? Rüzgarı kulağa üfleyen bir ağaçta mı? Yoksa kayan bir yıldızda mı? Ya da geldiğim yer de mi? Bilinmezlikte mi? Soru zinciri. Halka halka.. Uçsuz bucaksız.. Karışık mı karışık soru zinciri. Sonra, "Kim bulmuş ki, ben bulayım" dedim. Sahi var mı bulabilen? "Ben buldum, çok huzurluyum" diyen var mı? İlla ki biri çıkıp, "Para varsa huzur var" diyecek. Bu doğru mu? Doğruysa ne kadar doğru? Ya da kim için doğru. İşte yine sorular. Benden de size bir soru o zaman. Para da huzur varsa, altıyı tutturanlar neden intihar ediyor? Huzurdan mı öldü onlar? Aa pardon bir soru soracaktım. İkincisi de torbadan çıktı. Yok hayır...