Kayıtlar

Haziran, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Huzur Dediğin

Resim
Bilinmezlik içinden kopup geldim dünyaya. Bir parça huzur bulabilmek. Ama bir de ne göreyim? Benden önce huzur parsel parsel dağıtılmış. Kimi paketleyip satmış para uğruna. Kimi kendine saklamış sandık içerisinde. Sahi nedir huzur dediğin? Güzel kokan bir çiçek midir? Bir yarin kolları mıdır? Yoksa yalnızlığın ıssız bir sahili midir? Ya da nerededir? Rüzgarı kulağa üfleyen bir ağaçta mı? Yoksa kayan bir yıldızda mı? Ya da geldiğim yer de mi? Bilinmezlikte mi? Soru zinciri. Halka halka.. Uçsuz bucaksız.. Karışık mı karışık soru zinciri.  Sonra, "Kim bulmuş ki, ben bulayım" dedim. Sahi var mı bulabilen? "Ben buldum, çok huzurluyum" diyen var mı? İlla ki biri çıkıp, "Para varsa huzur var" diyecek. Bu doğru mu? Doğruysa ne kadar doğru? Ya da kim için doğru. İşte yine sorular. Benden de size bir soru o zaman. Para da huzur varsa, altıyı tutturanlar neden intihar ediyor? Huzurdan mı öldü onlar? Aa pardon bir soru soracaktım. İkincisi de torbadan çıktı. Yok hayır...

Anlamak Üzerine...

Resim
   Anlamak ve karşılıklı anlaşmak bütün canlıların ortak özelliğidir. Ama insanoğlu konuşabilen tek canlı türü olduğu için bu duygu daha gelişmiştir. Hatta bu konu ile ilgili bir söz vardır, "Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır" diye. Ne yazık ki bu günümüzde pek mümkün değil. Çünkü insanoğlu içe döndükçe anlama ve anlaşma da zorlaşıyor. Bir de üstüne tahammülsüzlük de gelince içinden çıkılmaz bir hal oluyor.  İçe dönükler çok evet ama bir de sabit görüşlüler var. Ah bu çok fena... Hepimizin etrafında bu tarz insanlar mutlaka vardır. Onlar konuşmak neredeyse imkansızdır. Sizi yorarlar, yıpratırlar. Onlar için kendi fikirleri en doğrusudur. Harici fikri asla kabul etmezler, bu  da yetmiyormuş gibi, sizi de kendi düşüncelerine ikna etmeye çalışırlar. Bu tarz insanlarla tartışmaya girmek, hortuma kapılmak gibidir. Döner, döner bir duvara toslarsınız ve bu zihninizi çok fena acıtır. İlk fırsatta oradan uzaklaşın. Onlar umutsuz vakka.  Ya kulak ...