AYAKLAN(MA)
Beş dakikamız bile olsa, mutlaka bir yerlerde otururuz. Geç kalmayı göze alıp, bahaneler bile bulduğumuz olur. Kabuğumuza öyle bir çekiliriz ki, zar zor dışarı çıkarız. Çıktığımız zamanlarda, cafe, restaurant var mı, diye kapalı mekan arayışına gireriz. Özellikle intente yaygınlaştıktan sonra, oturmaktan yakınırken, bir de yalnızlaştık. Halk tabiriyle “ASOSYAL” olduk. Spor yapmak için bile, kapalı mekanlara kapanıyoruz. Yaz mevsiminde piknik yapıyoruz, ama doğaya çöplük muamelesi yapıyor, bir çoğumuz. Hem böyle davranıp, bir de şikayetleniyoruz, üstelik. Biz şikayet ve bir o kadar da sakinlik içindeyken, dışarıda kıyametler kopuyordu. Biz arkası yarın programı seyreder gibi seyrediyorduk. Ta ki Gezi Parkı’na AVM yapılması kararı çıkana kadar… Önce 4-5 kişi, sonra Türkiye ve tabi dünya ayaklandı. Şimdi ise, hem hiç bir şey olmamış gibi oturmamızı istiyorlar, hem de oturanlara sert müdahale de bulunuyorlar. Zaman oturma zam...