Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Aslında Her Gün

Resim
kağıda dökülen her mısra, bir noktanın kelepçesini vurmak manasızdır. kim bilir? belki de, bir bulut kadar özgür olmalıdır bir yerde, çizgilide, karelide… ya da tozlanmış  rafta saklanan bir sayfada… dünyanın her dilinde, bir masa köşesinde, ve her saat diliminde bir harf bile düşüyorsa deftere, tek bir yürekte hapsetmek anlamsızdır. bir arabanın buğulu camında yolcu koltuğuna sıkışmış bir kağıda ya da bir gazete kenarına, konabiliyorsa cümleler bir ömürde yok etmek, yok olmaktır. Selin Sabcıoğlu   

En Sonunda

Resim
bir gece uyudum ben, bir gece uyanmadım, ansızın. bir gece çocuklar gibi şendim, ben, bir gece ölünün hüznü çöktü, ansızın. hayat durdu, gök karardı, ağaçtaki yapraklar sarardı, içimdeki kahkaha yüzünü astı. işte o gece sustum, ben… beyaz bir melek “şşt” dedi, bana, gülmek ne fayda sana? neden neşelisin, bak geceler kara. işte o gece, gittim ben… Selin SABCIOĞLU   

Gözlerde Yıllanacak Biri

Resim
“Sana bakınca gözlerinin içi gülen birini bulursan, Sakın kaybetme. Çünkü, artık nesli tükeniyor.”                                                           Emrah ALAÇAM   Koruma altına almalı, kalbince  Gülmeyi unuttuğunda, İçine kapanıp, hatırlamak için Sev, onu delicesine… Öyle bir sev ki, Solmaya  fırsatı olmasın. Gelincik misali…   İnandıklarına öyle bir anlat ki, onu Nesli, nesiller boyu devam etsin. Sende yaşat, yalnızca. Yüreğiyle sana bakanı Gökyüzünde bir yer ayır, Gözlerindeki yıldız bir gecelik değil, Bir ömürlük olsun. Sadece senin için parlasın, Yıllanacak ışıkları… Selin SABCIOĞLU   

ASIL SIR

Resim
gecenin spot ışıkları eşliğinde, güneş perdelerini kapatıyor. sahne sırası yıldızların ışıkları gökyüzünü sarıyor sarhoş bir bedenin yeryüzünde salınması gibi, öyle salınıyorlar, lacivert semada. denizin dalgaları çoşuyor, dostlarıyla keyifleriyle aşıkları hayran bırakıyorlar. yalnızların uğrak yeri oluyor, rıhtımları kafa dağıtmak hem de bulmak için bu sırrı… SELİN SABCIOĞLU 

ÖLÜMSÜZLÜĞÜ İSTEMEK GİBİ

Resim
damlalar dertleşirken camla buğusuna seni yazıyorum. dünya dönerken, gecesine- gündüzüne ben dönüp, sana bakamıyorum. sen yürürken bilmediğim yollarda, ben gölgenle buluşturamıyorum, gölgemi. gülümserken gözlerinle başkalarına aklımla o anı fotoğraflıyamıyorum. biliyorum, ölümsüzlüğü istemek gibi seni görmek… seni sevmek imkansız, hayallerde bile…  SELİN SABCIOĞLU 

YETER Kİ SEN SEV

Resim
yeter ki sen gel, uzakları yakınşlaştırda… GEL gel, dünyadaki yerini bana doğru döndür de Gel yeter ki sev… sadece sen SEV bencillik yaparcasına çılgın yüreğini delice yakarışlarıyla sev… “yakında olabilmek tamam ama yarınımda olabilmek lazım insana” sende beni bu olasılıkla, bu yüzden, bu ihimalle sev… yeter ki sen sev beni yeter ki inan bana… “yakında olabilmek tamam ama yarının da olabilmek lazım insana” bu söz değerli arkadaşlarımdan Emrah ALAÇAM’A aittir. 

DÜN GECE

Resim
Yalnızlığın sesini açtım, sonuna kadar Hayatımdaki sessizliği bastırsın, diye. Yıldızların ışığını yaktım, tek düğmeyle, Kalbimdeki karanlığı arkada bıraksın diye. Şiir yazdım, durdum, dün gece Kalemim yorgun düşüp, benden bıksın diye Eski şarkıları dinledim, defterimle, Sadece onlar eşlik edebildi, beynimdeki sese. Gecenin sonunda hepsi evine çekildi Kalemim geceden de bitkindi. Bense sızıp kaldım, yatağın bir köşesinde Aslın güzel bir rüya gördüm, dün gece.  SELİN SABCIOĞLU 

KORKUYORUM

Resim
Korkuyorum, yalnız kalmaktan, Korkuyorum, öldüğümde, Hoca”merhumeyi nasıl bilirdiniz?” diye sorabileceği kimse olmamasından. Korkularımın gerçek olmasından, Kalbimin eşini bulamamaktan, korkuyorum. Sokağa çıktığımda bakıyorum, Herkes mutlu, herkes aşık Bir ben köşede kalmış kağıt gibi sıkışık Yoksa bana mı, öyle geliyor? Ama ne yapayım? Yaşımın genç olmasına rağmen korkuyorum. Hayat bu belli olmuyor. İşte bu yüzden ödüm kopuyor. Bir başıma nefesimin kesilmesinden Hunili deli gibi korkuyorum. SELİN SABCIOĞLU 

SEVGİLİM

Resim
Aklıma takılı kalan şarkısın sen, Kalbimde hissettiğim sevgi. Senin olduğum her yer düşler şehri Yokluğunda yok olur bu beden. Şarkılar yoldaş olsun bize, Şiirler arkadaş. Yıldızlar pusula olsun bize, Yeter ki seninle geçsin bütün mevsimler. Selin SABCIOĞLU  

Korkuların İçinde

Resim
Siyahtır, korkunun rengi, Giyer, kuşanır, Çıkar, dışarı. Yaz kış fark etmez, onun için. Bir köşede bekler, En çaresiz olanı seçer, Sessizliktir, korkunun sesi Bir tek yalnız olan hisseder geldiğini. Aklının en kuytu köşesi onun yeridir. Doğru anı kollar, hissettiği anda Taaruza geçer. Ta ki biz, savaşı yenene kadar. Ama çekilirsek kabuğumuza, Gece gibi kaplar, hayatımızı. Başımızı kaldırmadığımız sürece Göremeyiz, karanlığın ardında ki, umut yıldızlarını. SELİN SABCIOĞLU 

Yıldızlarını Satan Gece

Resim
Yıldızlarını sattı, gece Önce aşıklara, Sonra yalnızlara ve kalbi kırıklara Nasıl olsa sonsuz dedikleri gök fenerleri Tek tek kayıp, gidiyordu, ellerinden, Lacivert bir sis kapladı, yüreğini Çaresizlik dokundu, omzuna Yalnızlık sarmıştı, dört bir yanını Ay bile küsmüş, Bulutların ardına saklanmıştı. Rüzgar ıslığını çalmıyor, Deniz içine kapanmış, durgunlaşmıştı. Çareyi çekip gitmekte buldu Geri döndüğünde Yıldızlarını sattığı insanlar, Ellerinin arasından bıraktılar Gökyüzünü dipsiz karanlığına Artık gece, gündüz gibi parlıyordu, Sevenlerin manzarasında. SELİN SABCIOĞLU 

Aşkıma Tutsak

Resim
Aşkıma tutsak yaşadım Bu zamana kadar Anahtarını istemedim, senden Demir parmaklıkların. Gardiyandı, gözyaşlarım, Hayal denizi camıma vurdu, dalgalarını Bilemezdi, vurduğu dalgaların Sızdığını pencere kenarlarından. Yani hayaller bile bana zararlıydı. Kim bilir, belki bir gün af çıkar, Bu aşkta tutsak olmak yerine, Bileklerimden çözülür, sensizliğin kelepçesi Belki de hep burada kalır, Sonunda dayanamaz ruhum ve bedenimden firar eder. SELİN SABCIOĞLU 

Ben Her Şiir Babaya Mektup Yazdığımda

Resim
ben her şiir yazdığımda kızım yanıma geliyor, ve diyor ki: “anne yine şiir babama mektup mu, yazıyorsun?” evet, diyorum. yine ona mektup yazıyorum. ben her mektup yazdığımda, senin yanına geliyor masal okuyor bir gece kendi aklından, bir gece kuşe kağıdından. ben her mektup yazdığımda, benim yanıma geliyor, sonra şiirler okuyor, bir gece kendi aklından, bir gece yaprakları yıllanmış bir kitapdan. ben her şiir yazdığımda masa başında kızım yanıma geliyor, “anne yine şiir babama mektup mu yazıyorsun?” diye sorduğunda, evet, diyorum yine ona mektup yazıyorum, ben her şiir yazdığımda, yanımıza gelsin bize bembeyaz suretiyle gülümsesin diye, durmaksızın yazıyorum. SELİN SABCIOĞLU