Aslında Her Gün
kağıda dökülen her mısra, bir noktanın kelepçesini vurmak manasızdır. kim bilir? belki de, bir bulut kadar özgür olmalıdır bir yerde, çizgilide, karelide… ya da tozlanmış rafta saklanan bir sayfada… dünyanın her dilinde, bir masa köşesinde, ve her saat diliminde bir harf bile düşüyorsa deftere, tek bir yürekte hapsetmek anlamsızdır. bir arabanın buğulu camında yolcu koltuğuna sıkışmış bir kağıda ya da bir gazete kenarına, konabiliyorsa cümleler bir ömürde yok etmek, yok olmaktır. Selin Sabcıoğlu